29 Mart 2015

☮ merhaba blogun ilk yazısı merhaba song challenge ♫

mesele ilk yazı olunca bi de üstüne zaten aylardır da yazmayınca ne kadar zormuş blog yazmak. günlerdir nereden başlasam diye düşünüyorum. aklıma hiçbir şey gelmedi. sonra en son ne yazmışım diye eski bloga baktım, kitap meydan okumasını şey etmişim. benim yazmadığım süre boyunca bir de müziklisi oldu onun. bari oradan şey edeyim dedim. ama yine her güne bir tane değil çoklu çoklu yapcam ben onu.  allam sen yardım et konuya giremiyorum bi saattir. neyse hoop bağladım tamam.

ayrıntılı bilgi için müracat: zihnin arka sokakları / 30 days song challenge
yes. başliyorum. (dinlemek için play  işaretine tık) 

1.cenazende çalmasını istediğin şarkı: new soul / yael naim 
cenazemde ağıtlı mağıtlı olaylar istemem ben. tamam kahkahalarla uğurlanmayayım o da bozar ama yani bu şarkıyı duyduğumda hep iyi hissediyorum. belki ardımdan ağlayanlara da iyi gelir.  hem o sözleri falan her anlama çekilebilir gibi. "happy end" falan. güzel şeyler bunlar. rabbim hepimize sıralı ömür versin. 

I'm a new soul
I came to this strange world
Hoping I could learn a bit about how to give and take. 
But since I came here
Felt the joy and the fear
Finding myself making every possible mistake

This is a happy end
Come and give me your hand
I'll take your far away. 

2.çıktığında radyonun sesini açtığım şarkı: holy diver / ronnie james dio 

bu maddeye açıklama yapmam bile saçma, kısık sesle holy diver mı dinlenirmiş allasen. isterse hoparlörler patlasın adam jump the tiger diye kükrüyor. o ses kısılır mı! ayıp!
ayrıca o nasıl efsanevi bir kliptir. iyilerin dostu kötülerin düşmanı, allahın aslanı dio abim sırtında postu, elinde kılıcı.. tarif edilemez duygular içerisindeyim. şarkıya ayrı klibe ayrı yükseliyorum her seferinde öyle böyle değil. 

3.dinlemeye tahammül edemediğim şarkı: adanalı rock 

çok tabi bir tane değil hangi birini sayayım. örnek olması açısından ►e kitledim bi tanesini. aslında anadolu rock diyecektim sonra aklıma insanların aklına anadolu rock deyince moğollar falan da geldiği geldi. yok tabi o değil kast ettiğim. e başka bir isim de bulamadım. var mı acaba böyle bir tarif bilemedim de şimdi. 


4.kirli zevkim olan şarkı: iki medeni insan / murat boz 

bunun müsebbibi tamamen pele'dir. kendisi kah beş metrekare odalarda kaçacak yerim olmadığını bile bile sesi bağırtarak, kah okulun çimlerinde kulaklığı zorla kulağıma tıkıştırarak beni ağına sinsice düşürmüş ve sonunda beni "ehehheh güzel şarkı lan o aslında açsana dinleyelim" kıvamına getirmiştir. düetini yapıp senkronize dans bile ediyoruz daha n'olsun!
bu arada orjinal klibi değil de bizim okuldan iki şapşiğin yine bizim okulun içinde çektikleri (bkz: yeni rektörlük binası) parodi klibi koydum.  nasıl işsiz ve nasıl da komikler. 


5.dinlerken birilerini pataklama hissi veren şarkı: heart of steel / manowar 

bu şarkıyı ilk duyduğumda epey ergendim. hatta 14 yaş sanırım önergen sayılıyor. o zamanlar eski kemancı yeni yanmış falan sıraselvilerde iki tane kemancı açılmış. bi tanesi daha ciks böyle sahneli mahneli işte bu meşhur olan diğeri de bizim gittiğimiz. izbe, küf kokulu, ayı ayı metalcilerin gittiği bi yer. toplasan 40-50 m2 var yok. ama nasıl metalci nasıl kara kara hepsi. biz tabi daha encik, ağzımızın süt koktuğu yüz metreden belli ve bi de grunge sanıyoruz kendimizi. yine de kapıdakiler sağolsun akşam yediye kadar falan izin verirlerdi içeride takılmamıza. hatta bazen dj abiler acır nirvana falan çalarlardı gönlümüz olsun diye ve ortamdaki metalcilerin bıyıklarındaki bira köpüklerini elinin tersiyle silip kendisine kötü kötü bakması pahasına. 

bugün buradan o kahraman abilere avuç dolusu şükranlarımı sunuyor kendilerine en babasından bir horned hand yolluyorum. kahramanlık grunge bebelere artiztik yapmakla olmuyor ayılar, bakın görün de o abilerden dio'luk öğrenin, şövalyelik öğrenin! kahramanlık kapıdan girer girmez deri kokusunun buram buram iliklere işlediği eski kemancıda nirvana çalmak değil de nedir!

neyse bi gün yine öyle hafta sonu falan, tek başıma oturmuş bekliyorum kenara sinmiş halde. hayır o kadar küçüğüm ki ciciklerim falan olsa büyük ihtimalle öyle olmayacak ama adi götler nasıl da ezikleyip bakıyolar, nasıl da yüzüme yüzüme vuruyolar bebeliğimi. sonra şarkı bitti sessizliğin içinden heart of steel çalmaya başladı. tane tane söylediği için sözleri de anlayabildim falan. ama hayalimde nasıl bir gaza gelmek. resmen dio'nun kılıcı kınımda, arkamda deri aksesuarlarıyla gotik atlar falan. şarkı yükseldikçe coşageldim tabi ben olduğum yerde. duruşum falan değişti mi çok emin değilim ama en azından kendimi şu yandakine benzer bi halde bütün o barbarlara savaş açmış gibi hissediyordum ve artık onlar korksundu! onları yine onların silahlarıyla vuracak ve fonda manowar çalarken savaş meydanında kahramanca kendimi savunacak, ejderhalarımı üzerlerine salacaktım. 

her dinlediğimde o anı yaşıyorum hâla. belki çok küçük olduğumdan belki o yaşta evde masal değilse de masalımsı bir şeyler okumam gerekirken barda meyhanede metalcilere artiztik taslamanın yollarını aradığımdan bir şarkıyı masala çevirmek çok kolaydı benim için. he tabi yine gıcık mıyım o ayı metalcilere, yine pataklamak istiyor muyum? saçları kemerimi süsleyecek sen ne diyosun!






2 yorum :

  1. Gülümseyerek okudum :) Hoş bir yazı dizisi .....:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gülümsettiğine sevindim, teşekkür ederim. :)

      Sil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...