7 Mayıs 2015

☭ abimiz deniz

"abim deniz" deniz gezmiş'in kardeşi hamdi gezmiş'in can dündar'la birlikte yazdıkları bir kitap. aslında yazmak da denemez. hamdi gezmiş, abisinden kalan mektupları, fotoğrafları ve anıları sunmuş can dündar'a. o da kitap yapmış. 

çocukluğundan itibaren anlatmışlar deniz'i. yaşadığı evleri, okuduğu okulları, daha gencecik bir çocukken kurduğu büyük hayalleri, bir ağaç gibi heybetli cüssesinin ardındaki neşeli, çocuksu karakterini.. 

ama beni en çok babasıyla ilişkisi etkiledi. birbirlerine karşı öyle nezaketli ve dosta düşmana karşı öyle sıkı duruyorlar ki.. 

deniz ve arkadaşlarının idamı kesinleşince babası cemil bey son bir umut "devlet büyükleri"ne yazmayı düşünüyor. bunu duyan deniz, kararlı bir şekilde rica ediyor babasından. "yapma baba!" 

okurken ikisinin yerine koydum kendimi. deniz olsam mesela, idamım kesinleşse "ne yapın edin beni burdan kurtarın, vallahi bi' daha tövbe" derdim biliyorum. öyle de korkağım. 
cemil bey olsam, evladımı göz göre benden alıyor olsalar gider ayaklarına kapanırdım o adamların, mervan falan demeden. cemil bey'e duyduğum saygının tarifi yok. 

en acayibi ben bile "abimiz deniz" diye başlık atarken, idam sehpasına yürüyenin aslında yirmi beş yaşında bir çocuk olduğunu hatırlamak. 
hapishane günlerinde kendini ahmed arif şiirleriyle avutan, "yaşamak sade yaşamak, yosun solucan harcıdır" dizeleriyle kısacık yaşamında başına gelenlerin bir anlamı olduğunu düşünmek isteyen bir çocuk. 

"kim hatırlıyor celladın adını, her ailede bir deniz varken?
bu sözü dün kuzenlerimden biri paylaşmış. kuzenlerimden birinin adı deniz, bir diğeri devrim. üvey kardeşimin adı inan, abimin göbek adı mahir.. babam benim adımı bir ahmed arif şiirinden alıp koymuş.. bu isimlerin hepsinin bir anlamı var. deniz'in ve arkadaşlarının, bu çocukların o kısacık yaşamlarının bir anlamı var.

böyle şeyler düşününce çok üzülüyorum. 








6 yorum :

  1. Lisede ogrenciyken daragacinda üç fidan'i okumuş, günlerce aglamistim. Sonra o kitaptaki mektupları kendi el yazımla ajandama yazmıştım sayfalarca. Aklıma iyice kazinsin diye...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insanın aklının oturmaya başladığı ama vicdanını da kaybetmediği dönemler oluyor sanırım lise yaşları. benim de böyle bir yılmaz güney kitabı var hatırladığım. ismi "sanık"
      çok etkilenmiş, okudukça çok üzülmüştüm. o kadar çok zaman geçmiş ki üzerinden unuttum aslında içeriği. tek hatırladığım sızısı. aklıma geldi bak sayende. bulup tekrar okuyayım onu ben.

      Sil
    2. Benim de "anne kafamda bit var" geldi aklıma. Sanırım bende ileriye ket vurma var. Sadece eskisi hatırlıyorum. Ne iyi yapmışız bunca güzel şey okuyarak. Pucca okuyanlara nispet...

      Sil
  2. Beni de en çok vuran, 20li yaşlarında olduklarını her seferinde yeniden hatırlamak. Dur sana bi email atacağım unutmadan.

    YanıtlaSil
  3. Ben sadece "çok güzel insanlarsınız" diyip gideceğim.

    YanıtlaSil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...