9 Mayıs 2015

➳ fmo:20 ve evimizin ayısı uyuyor

➳ öncesi ve sonrası burada

20. en sevdiğim aktris: türkan şoray

bir önceki soruda tamamen hormonlarımın esiri olduğum içim bu sorunun hakkını vermem gerekiyor diye düşündüm. ve fark ettim ki çok sayıda kadın oyuncuya büyük hayranlıklar besliyorum. başka isimler de yazacağım ama başlığa özellikle türkan yazdım. 

bin defa dediğim gibi salon filmlerinin epey hastasıyım. onların da içinde türkan şoray varsa izlemeden geçemem. sadece salon filmlerindeki türkan'ı da değil, "nen var kuzum"lu siyah beyazlardan, renkli 70'lere, oradan 80lere.. hepsindeki hallerine, oyunculuğuna hayranım. ayrıca bir türkan şoray filminde hiçbir şeye aklım uçmasa o elbiselerine uçar gider.

o etolü öyle tutmak, öyle hülyalı hülyalı bakmak nedir? filmografisini düşününce, kendisinin bana aşkı meşki öğreten kişi olduğunu daha önceki yazılardan birinde fark etmiştim. devlerin aşkı, dila hanım, deprem, bodrum hakimi, dönüş.. 

fonda "hasretinle yandı gönlüm" çalarken ve  gülcan gelin kucağında bebeyle kadrajdan uzaklaşırken ağlamayan var mıdır? yok yahu mümkün değil! 

otobiyografisini yazmıştı bir kaç sene önce "sinemam ve ben" diye. güya bu kadar hayranıyım, bir türlü alamadım kitabı ama okumayı çok istiyorum.

sabaha kadar kendisi ve filmlerine olan hayranlığım hakkında yazabilirim. o yüzden diğerlerine geçeyim.

bizimkilerden devam ediyorum. ilk aklıma gelen müjde ar. o da ne oynadıysa izledim. televizyonda falan denk geldiğimde kanalı değiştirmeye elim gitmez. izlemezsem taş olurum.  kendi kötü oynamışsa bile film iyidir o kesin. ah belinda, fahriye abla, teyzem, köçek(caniko) ne biçim filmler bunlar?

perran kutman ve ayşen gruda da beni çok güldüren kadınlar. onların yanına bir de adile naşit yazayım. bir önceki soruda hormonlarıma yenik düşmeseydim en sevdiğim aktöre münir özkul yazacaktım zaten. 

yenilerden özgü namal'ı pek bi beğeniyorum. bir de ezgi mola ne oynasa gülüyorum. çok eğlendiriyor beni. 

dünyadan da sanırım diane keaton favorim. aslında daha kimleri kimleri yazardım da manyaklığın alemi yok. tek cevaplık soruya bin tane isim yazdım. ama tekrar ediyorum. türkan hep bir numara. 

fmo arasına bir de ayı hikayesi sıkıştırayım. şu manzarayı kendime saklamak istemedim. 


hatırı sayılır sayıda ev ve sokak köpeği baktım ama gerçekten bunun gibi değişik huyları olana pek rastlamışlığım yok. yani bir köpek nasıl şu şekilde uyur hiç aklım almıyor?

yanlış anlaşılmaması için tekrarlıyorum. yerde bir şey aramıyor, uzanmıyor, esnemiyor. bizim ayı baya baya uyuyor. zaten sonra biraz daha yaklaşayım dedim ve bu da karşıdan.



o koca kütlenin bir köpek olduğunun anlaşılması için daha değişik açılardan çekeyim dedim ama o ara uyandı. gözlerdeki mahmurluk belli olmuyor. bir süre ne yaptığımı anlamaya çalışarak süzdü beni. uzun uzun bakıştık. sonra birden evin içinde koşmaya başladı. arada bana da çarptı tabi. az kalsın yere yapışıyordum.


50 metrekare evde 50 kiloluk bir ayı ile yaşamak gerçekten kolay değil. hele ki bizimki gibi kendini fino zanneden bir ayı ise daha da zor. ama çok güzel o ayrı. kafası benimkinden büyük, normalde kedi köpeği koynuma alıp uyumayı seven insandım. bunla da uzanıyoruz bol bol. ama cüsse böyle olunca o beni koynuna almış oluyor. hiç şikayetim yok. bir de uyurken falan beni koklayıp koklayıp iç çekişi var ki " önnö  söröl bönö  sönö çök sövöyöröm" diyor resmen. 
ah bi' de aygır gibi horlamasa.

hadi öptüm.








6 yorum :

  1. Aa ben de bugüne türk filmlerinin sultanını yazmayı planlıyordum :) sevmeyen var mı ki onu yaa dediğin gibi filmleri bir harika dönüş ü kaç kere izlersem izleyeyim mutlaka ağlarım :D
    Yeri çok ayrı ben de Türkan şorayın yaa kitabını ben de okumadım ama aklımda mutlaka okumalıyım :)
    Türk filmleri başka bir güzel dana gerçekçi daha içten senden benden halkın içinden keşke yeniden çekilebilme şansı olsaydı ..
    Köpeğin çok şirinmiş yaa sev onu benim içinn :) ben de kedi bakmak istiyorum aslında hem bana yoldaş olur diyorum ama sürekli ordan oraya gezdiğim için evde yalnızlıktan açlıktan başına bir şey gelir diye korkuyorum sen napıyorsun bi yere gittiğinde onu da mı götürüyorsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten dönüş filmine içlenmeyen insanla hiçbir şey konuşulmaz gibi. ağlarken yalnız olmadığımı bilmek sevindirdi beni. :)

      köpek hayvanına gelince, eğer bir kaç günlüğüne falan uzaklaşmak zorundaysak yakınlarda bir veteriner kliniği var, oraya bırakıyoruz. veteriner'in yardımcısını epey bi seviyor, çok seviniyor onu gördüğünde. bırakıp kaçıyoruz. ama dönüp aldığımızda çok mahzunlaşmış oluyor. sanırım bir suç işlediğini ve ceza olarak onu bıraktığımızı falan sanıyor. bir de çok uykusuz oluyor ilk gün. veterinere güvensek de "bu çocuk niye böyle uykusuz" diye işkillenip sorduk. tek gözü hep açık gibi uyuyormuş meğer. büyük ihtimalle yabancı bir yerde kendini evdeki gibi güvende hissetmiyor. bir de bizim oğlan koca kafa falan ama pek bi' bebek. çok sırnaşık, evine yuvasına bağlı, sevgi dolu bi' tip. yine de mecbur kalmadıkça bırakmıyoruz bir yerlere. çok üzülüyor çünkü.

      evde kedi köpekle yaşamak çok güzel. gelip elini kolunu illa ki bir yerlerimize değdirmek zorundaymış gibi davranmalarını çok seviyorum. gerçi kediler pek öyle değil derler ama benim şansıma kedilerim de çok sırnaşıktı. eğer evden uzaklaştığında ona bakacak birilerini bulursan mutlaka bir yerlerden evlat edin kendine derim ben. cefası çok ama sefası ondan çok :)

      he bir de benim en büyük sorunum evi temizlememin üzerinden yarım saat falan geçince yine etrafta tüylerin uçuşması. ya bunu dert etmemeyi öğrenmek gerekiyor ya da sürekli elinde süpürgeyle falan gezmek. bu konuda da en büyük dert ortağım fermina daza. birbirimize facebook'tan tüy topakları fotoğrafı yollayıp "bak kardeş, benim evi ne biçim bok götürüyo" diye dert yanıyoruz. ona bi çözüm yok yani pek. o evin içine illa ki ediyor bu ayılar.

      bizim ayı şimdi uyuyor içeride, birazdan uyanır gelir. bol bol severim senin içinde. zaten en büyük hobisi okşanmak sevilmek.

      Sil
  2. Off köpeklerde araplık problemi, fotoğraflarda çıkmıyor hayvanlar ahahhahha :D Ay kendimi tutamıyorum, seni koklayıp iç mi çekiyor ahahhahha ay kıyamam <3 Genç irisi <3
    Türkan Şoray'ın havası kimsede yok gerçekten, çok beğeniyorum ben de. Dün geceden beri kimi yazsam bugünün sorusuna diye düşünüyorum, saçma sapan rüyalar gördüm. Yan tarafta gördüm, Bir Dersim Hikayesi'ni okuyormuşsun, onu okurken de korkunç rüyalar görmüştüm, umarım sen sağlimen atlatırsın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ferminam, dersim hikayesi bana depikler atıyor, bir ayı geçti hâla okuyorum. her seferinde tek bir hikaye okuyup kitaplığa geri koyuyorum. sızısı ağır geliyor. o gördüğün korkunç rüyalardan kaçıyorum ben de.

      ayıcığımdan uzaktım birkaç gündür. bugün akşam beni kapıda görünce yine etrafı yıka döke atlamalar zıplamalar..
      ya her şey bir yana cidden bunların bu acayip sevgisi bir yana. nasıl iyileştiriyorlar insanı.

      tek üzüntüm, o kadar büyük ki yalnız kalıyor zavallım. yolda falan diğer köpekler bunu görünce arkalarına bakmadan kaçıyorlar. ayyy konu yine aynı yere gelecek ama ahh keşke yakın olsaymışız ya senle. ne güzel ayılarımız ortalığı yıka yıka depişirlerdi..

      Sil
  3. Ben bi de ıtır esen seviyorum. Evimizin hanfendi kızı. Böyle buğulu buğulu bakar hep.hep bi teajedinin göbeğinde kalır. Bi de Suzan Avcı'ya sempati duyuyorum ehuee. Köpek hayvanina da bildigin sesli güldüm:)) pek şeker.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaaa bak ne güzel aklıma getirdin, kötü kadın kontenjanından lale belkıs'ın da çok hayranıyım. o tarif edemediğim sesi, kenafir kenafir bakışları falan. epey takdir edilesi. ıtır esen'i çok mülayim çok mazlum, kırılgan bulduğumdan sanırım ona pek kanım ısınamadı hiç.
      sevmemek değil de rolleri ile empati kuramıyorum sanırım. fıtratımda yok ürkeklik hiç :)

      köpek hayvanımız ellerinden öper ablası ama salyalı :)

      Sil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...