12 Ekim 2015

➳ ne kötü günler bunlar

böyle zamanlarda bütün facebooklardan twitterlardan falan kaçasım geliyor. yazılan her şey mi bu kadar boş olur. bence o ölen insanlar siz ertesi gün bunun üzerinden birbirinize siyaset çakın diye ölmediler. bence artık kimse kimseye çakmasın diye öldüler. yoksa ne işleri var adı barış olan bir mitingde. böyle zamanlarda facebook beni insanlardan soğutuyor. 

ama başka şeyler de yapıyor bana. mesela demin fermina şunu paylaşmış facebook'ta. 


izmir'de çok sevdiğim bir arkadaşım yaşıyor. daha önce onu göreyim diye izmir'de olmayı istediğim çok an oldu. ama hiç tanımadığım bir insanın cenazesine katılabilmek için izmir'de olmayı isteyeceğim hiç aklıma gelmazdi. neden gelsin? keşke berna ölmeseydi, ben de bu duyguyu hiç bilmeseydim. 

bir de birisi şu alttakileri yazmış ekşi sözlüğe. bu yazılanları da anlamamayı dilerdim.


bugün tüm bu olan bitenden bağımsız olarak pek keyifli bir gün de değil benim için. düşünmek istemediğim bir şeyler oluyor bazen hayatımda. herkese olduğu gibi. ve herkes gibi bende neyi, nasıl düzelteceğimi bilmiyorum bazen. bugün öyle bir gün. üzerime kalbimi işaret eden bir tabela asıp üzerine de " bu kırılınca çok üzülüyorum" yazmak istediğim bir gün. gerçek dışı düşünceler silsilesi.

dışarı çıkıp tütün kağıdı almam gerekiyordu. yağmur bana inat daha da arttı ben yürürken. yanımdan geçen minibüs öyle saçma bir hızda geçti ki neredeyse sıçrattığı sudan sırılsıklam olacaktım. bir saniye farkla falan yırttım. sinirlerim boşaldı sonra. bütün yol boyunca ağladım.  kapşonum vardı ve yağmur yağıyordu. kimse görmedi. iyi ki görmedi. tütüncüden sonra markete gittim. alışveriş yapmanın insana iyi gelen bir tarafı var. belki yine iyi gelir dedim. anneme kayısılı sabun, lee'ye çorap, eve de leğen ve çöp kovası aldım. dönüş yolunda annem aradı. annemin çocuklarına karşı tuhaf bir altıncı hissi var. bunun için yüzlerce örnek sıralayabilirim. ama ne zaman hasta ya da mutsuz olsam annem arar. eskiden çalıştığı yıllarda da öğlen canım ne istese akşam annem onu alıp gelirdi mesela. çok şaşırırdım buna. ama nedense söylediğimde o şaşırmazdı. annelik der geçerdi. buna daha çok şaşırırdım. yolda aradığında da sesime çeki düzen vermeye çalıştım. hisseder gibi oldu ama "anne bim'e şahane kovalar gelmiş, sen de alsana" falan diyerek laf karıştırdım. içinden "çok mutsuz olsa kovadan bahsetmezdi herhalde, neyse sorup da darlamayayım" dediğini de ""aa öyle mi, beyaz da var mıydı?" diye sorarken ben hissettim. sonra " anne sana kayısılı sabun aldım" dedim. " kayısıyı nerden buldun?" dedi. "kayısıyla sabun aldım" dedim sanmış. öyle deyince güldük. bugün beni sadece annem güldürebilirmiş meğer. 

ben küçükken annemle babam çok kavga ederlerdi. öyle zamanlarda odama kaçar kitap okumaya başlardım. kendimi başka dünyalara atabilmek için. iyi de gelirdi. az önce çoktandır girmediğim goodreads'e gireyim dedim. tanımadığım birinden şu mesaj gelmiş. 


sevgili jade, orhan pamuk'a 'insanın kalbi kırılınca yazmak iyi gelir mi?' diye sorar mısın benim için? yazmayı öğrendiğim günden beri hep bir şeyler yazıyorum. ama hâla bunun kötü zamanlarımda bana iyi gelip gelmediğini bilmiyorum. bunu bilmem lazım. 

iyi geceler. 



3 yorum :

  1. Allahım Fermina zaten hayata tutunduğum en sağlam dal olabilir. O da olmasa ne yapacağım hiçbir fikrim yok, çok güç alıyorum kendisinden. Az önce kendi blogumda bolca çemkirdim, yemin ederim bir savaştan yenik çıkmış gibi hissediyorum. Kolumu bacağımı kesmişler de öyle devrilip kalmışım sanki. Bir de ekşisözlük'ten güç aldım son birkaç gündür, yemin ederim insanları bir araya toplayıp hepsine birden sarılmak istiyorum.
    İşte hep kendime sizleri hatırlatıyorum. Güzel insanlar var, güzel olacak diyorum. Patlamada ölen arkadaşlarımdan biri olabilirdi, bunu düşündükçe aklımı kaçıracak gibi oluyorum, düşünmemeye çalışıyorum. Bir de çokça utanıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sen, ben, biz birbirimize sarılmayalım diye patlatıyorlar o bombaları. sarılmak için toplanmayalım bi yerlerde diye. korkalım diye. ki ben korkuyorum da. çok korkuyorum hem de. ama öyle değilmiş gibi davranmaya çalışıyorum. başka ne yapabilirim bilmiyorum cessie. ama buradayız işte. sen de ben de o da. bunu düşünüp iyi hissetmeye çalışıyorum. birbirimize iyi gelmemiz ne güzel.

      içimde hala umut varsa işte tek sebebi bu.

      Sil
    2. Ben de çok korkuyorum. Bedenlerimiz birbirini kucaklayamıyor olduğunda da veya olsa da düşüncelerimiz kucaklar. Bunu engellemelerinin de hiç yolu yok, onlar da bundan manyak gibi korkuyorlar bence.

      Sil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...