17 Kasım 2015

galiba zehirlendim or something like that

iki gündür geçmeyen mide krampları. o kadar kötü ki bugün dünyanın en güzel ekmeği önüme gelmesine rağmen yiyemedim. son 48 saat içinde sadece 1 fincan kahve ve sadece iki sigara içtim. bu kadar az ekmek, bu kadar az kahve ve yok miktarda sigara! evet kesinlikle zehirlendim. 

"o kadar uğraştım yahu elbette yemeliyim" diyerek, fırından yanık çıkan keki yemeyin. 
ciddiyim. 

yazmaya bile mecalim yok. 

gideyim de kanepede acılar içinde kıvranırken biraz daha gilmore girls izleyeyim. 

12 Kasım 2015

♪ bu sıralar evimizde

gerek youtube'dan gerek canlı canlı lee'den en çok çalan şarkı bu. 



♪♫♪ ahhh bu şarkılarııııııın gözü kör olsuuuuuuuğğğnnnn laaaaaa lalala laaaaaa ♪♫

lee şarkıyı çalmalara doyamadı, doyamıyor. eş zamanlı olarak  bana dönüp "nasıl çaldım ama, bak bak burayı bi' daha dinle, ya şurayı da dinle, şşş bak duyuyo musun!" gibi dürtmelerini de sevmiyorum sanıyor. ama seviyorum.
çünkü dürtmek de sevdaya dahil. 

evimizdeki bir diğer manzara için size yapılmışı var cinsinden bir caps sunayım. (anlamayan varsa gitsin köşede azcık utansın sonra şuradan falan dinlesin)


şunun köpek olan her evde yaşandığını bilmek elbette ızdırabımı bir nebze dindiriyor. yoksa "param olsa gidip kendim almaz mıyım abla n'apayım durumum yok" bakışlarına dirayetle göğüs germek çok zor.

mesela normalde biz akşam yemeğini yedikten sonra veririz sifu'nun mamasını. o da "hee yine bensiz yediler, kalmadı bir şey. neyse bari kendiminkinden olmayayım." diye o mamayı yer. fakat bugün lee gecikti. ben de bari ayının saati şaşmasın diye gittim koydum mamayı. ama fırsatçı kurnaz biraz yiyip yarım bıraktı. çünkü biliyor ki mutfakta tencerelerle yemek var. resmen savaşıyor şu an benimle. "madem evde yemek var ben niye o katır kutur mamayı yiyeyim ki?" 



evet solda gördüğünüz yarım bırakılan mama. sağdaki ise son on dakikayı bu şekilde bana yaslı halde geçiren ayı hayvanı ve "bana yemek vermediğin için sana küsüm, al sen de kıçımı ye" oturuşu. 

aaaa kapı çaldı. lee geldi. öptük biz. gittik. 

❅ kahkahalar eşliğinde ortalık karıştıran mim ve ağzını burnunu yamultmadığımız orjinali

şimdi şöyle ki bir önceki yazıda yamukprenses'in beni mimlediğini yazmıştım. meğer ben mimi yanlış anlamışım. seçeceğimiz herhangi bir fotoğraf olmayacakmış. meğer mimi başlatan ebrar'ın seçtiği üç fotoğraf arasından seçim yapacak ve ne hissettirdiğini yazacakmışız. ben artık nasıl yanlış anladıysam öyle bayır aşağı sallayıvermişim. dahası  bu yanlış anlaşılmaya pek sevgili arkadaşlarımı da dolamışım kartopu gibi. sağlık olsun. ebrar'dan mimini çekiştirip başka hale soktuğumuz için özür dileyerek devam edeyim.

işte orjinal öz hakiki mim ve benim seçtiğim ebrar fotosu: 



eski evime dönerken geçtiğim bir cadde vardı. eğer dönüş saatim akşam üstü vakitleriyse otobüs tam bizim mahalleye girmeden kafamı kaldırır ve göreceğimi bildiğim manzarayı yakalamaya çalışırdım. uzun binaların ve sıkışıp tepişik trafiğin bana uzaktan gökyüzünü görme şansı verdiği tek aralık orasıydı çünkü. gördüğüm manzara çoğu zaman bu renklerde olurdu. ve ben o anı yakalamış olmaktan aşırı mutlu olurdum. 

ebrar'ın fotoğrafı o anın güzelliğini hatırlamamı sağladı. iyi ki de öyle oldu. bazen o evde geçirdiğim yılları çok özlüyorum. teşekkür ederim ebrar. :)

sırada mariposacığımın mimi var onu da en kısa zamanda gelip yapacağım. ama onunki böyle jetgillerli falan. 200 yıl sonrasına gidecekmişiz ve o günü anlatacakmışız. bence çok eğlenceli. ama önce kalkıp ev ahalisini doyurmam ve de başka şeyler yapmam lazım. (200 yıl sonra bunu yapmayacağım mesela, dolaptan hap alıp önlerine atacağım. yoksa yansın öyle füüçır, eksik olsun.)

öptüm. 




9 Kasım 2015

❤ bir mim, bir video bir de olaylar olaylar..

yeni yazı yazabilmem için önce bir öncekini okuyayım dedim. lara fabian demişim, fotoğraf demişim. daha da fazlasıyla geldim. yasak da olsa ve pek bir şeye benzemese de kısa bir anın videosunu çekmeyi başarmışım mesela. en azından çabam takdir edilmeli. buyrun:

video

halı işini annemle gezme tozma bahanesiyle kendimizi yollara vurduğumuz bir gün tesadüfen çözdük. annelerin insana uğurlu gelen bir tarafı var sanırım. viva mama! sonrasında annem ilk kez evime geldi. böylece sifu'ya kodes yolları gözüktü. annem mini minnak terrierlerden bile ölümüne tırstığı için en mantıklısının, onları sifu ile hiç karşılaştırmamak olduğuna karar verdim. iyi ki ev büyük ve iyi ki evde sadece sifu'ya ayırabileceğimiz bir oda var. yoksa ne yapardık hiç bilmiyorum. gerçi annem sifu'nun çok isterse kapının kilidini açıp çıkabileceği gibi aşırı fantastik düşüncelere sahip olsa da neyse ki kazasız belasız o iki günü atlattık. yani sifu kilit açmayı öğrenemediği için çok mutluyuz. tabi şimdilik. 

o ara denizler ötesinden lee'nin ablası geldi. sayesinde benim de kendi evimde tarihte ilk kez aşure kaynamış oldu. dikkat ettiyseniz ben yaptım demiyorum. öyle olmadı çünkü. henüz o kadar aşmış bir insan değilim. henüz teori kısmındayım işin. ama dağıtma görevini bizzat mutlu ve de mesut şekilde ben yaptım. hem de güzel dilekler, dualar alarak. bir kısmı bile bana yazılsa bence kârdır. fakat seneye teorik ve pratikte bu işi tek başıma kotarmaya niyetliyim. zaten önemli olan niyet. hu demine. 

sonunda kendime dersane bulmayı başardım. kayıt için tek başıma gitmek istemedim, yanımda abimi götürdüm çekiştire çekiştire. kendisi atraksiyon sevmez bir insan olduğundan başta "yaa sen git hallet işte" falan dedi ama  "el kapılarında yalnız bırakma beni abeyyy nooolur nooolurrr" diye yalvarınca kıyamadı. kalktı geldi sağolsun. 

tüm bunlar olurken haberiniz yok ama teyze oluyorum. hem de kız teyzesi. annem bana kız kardeş yapmadı diye sanırım tanrı bana acıdı ve hep çok iyi kız arkadaşlar çıkardı karşıma. işte bunların en bi' kız kardeş olanından cağnım cerenciğim hamile. haftalardır cinsiyetini göstermiyordu buçuğumuz. sonunda bugün öğrendik. yihuu!

gelelim mim meselesine. yamukprenses sağolsun tatlış bir güzellemeleyle beni mimlemiş. bir fotoğraf seçip hissetirdiklerini yazacakmışız. işte fotoğraf!



ta daaa! işte ben! ne zamandır anonimlikten aşırı sıkıldığım için bu da bana sebep oldu. biraz düşündüm, sonra bu alenenlik kendimi daha iyi hissettirmezse fotoğrafı silerim dedim. atla deve değil neticede. gelinle damat :) 

gelelim fotoğraf benim için ne anlama geliyor? lee ile gelin damat olarak ya da normal normal olarak bir dünya fotoğrafımız var. ama bu fotoğrafta aslında, birlikte ve yalnızken bir sürü iyi ve kötü günü atlatmış, yıllarca her günü birlikte geçirip sonra yıllarca birbirinden habersiz yaşamış ve sonunda yine birlikte gülüp ağlamaya karar vermiş iki insan var. fotoğraf çekilirken aslında poz vermedim. bir şeyler konuşup hohoho diye gülerken lee fotoğrafı çeken arkadaşımızı gösterdi ve hop diye başını başıma yasladı. o yüzden çok seviyorum bu fotoğrafı. biz güzeliz, an güzel, hava güzel, görünmeseler de etraftaki insanlar güzel.. böyle anlar çok güzeller. işte böyle canlarım ciğerlerim ^_^ 

yamukprenses bak neler ettin bana, gitti anonimlik.

fotoğraf ile ilgili olduğunu bildiğim için ondan önce görsem ben de yamukprensesi' mimlerdim.madem o değil cessie'yi, kendisini cebren ve hile ile yazmaya zorlamak amacıyla fermina daza'yı ve elbette  evanası'nı mimliyorum. 

hepinizi öpüp evimin ayısı sifu'ya mama hazırlamaya gidiyorum. 

*evanası'na özel kıyak: sen instagram'da da yapabilirsin bebişim ≧◉◡◉≦ 

muah. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...