16 Nisan 2016

★ dertli gönüllere giren işte benim lötrek seven

beşinci günün şafağında çelınca devam etmeye geldim. şaka yapıyorum sanıyorsunuz ama yapmıyorum. sabah sabah 05:50 şu an. gelelim soruya. 

★ koleksiyonunu yaptığın bir şey var mı? 

yok. ama var gibi de. böyle bi' değişik.  

yani biriktirdiğim şey somut değil, soyut hiç değil ama sanal. öff bi' giremedim konuya yarabbi. 

bilgisayarıma internetten falan görüp beğendiğim illüstrasyonları kopyalıyorum. bilgisayarımda "illust" adında bir klasörüm var. o klasörde de bin tane alt başlıklı klasör var: komikli, içli, hikayeli, kadınlı, çocuklu, sanatlı, müzikli, şehirli gibi sonu gelmez temalar. ya da takip ettiğim bir illüstratör varsa onun adına açılmış klasörler klasörler.. 

 isterseniz size biraz karışık sunum yapayım. çok karışık. 









 





sunumum bitti.

hepsini bi' çırpıda buraya atıvermemek için kendimi  zor durduğumu da belirteyim. o klasörde ve bilgisayarın alakasız yerlerinde toplam kaç taneler sayılarını hiç bilmiyorum. minimalleri ayrı seviyorum mesela özlü sözlüleri ayrı, renklisi, siyah beyazı derken içimdeki illüstrasyon aşkının tarifi yok. 

bunlara ek olarak bir de ecnebilerin masterpiece dedikleri, resim gibi resim formatında olanlar var ki sanat tarihine girmiş ne varsa onlar da bende diyebilirim. işte gerçek koleksiyoner ruhu!

kapanışı ressam mıdır illüstratör müdür yoksa deli midir ve hatta burjuva mıdır dibine kadar solcu mudur nedir nedir sorularına kimselerin cevap veremediği lautrec ile yapayım. yaptıklarının aşırı hayranıyım. kim bu adam neyi yapmış hele hele bi görelim bakalım derseniz o da burada buyrun. aslında onu tanıyorsunuz eveth!


resimdeki kedili şey benim en sevdiğim çakmağım. kedinin kendisi de bizzat lautrec'e ait. geyikli tütün cüzdanı ile daha önce tanışmıştınız. 

efenim paris'in paris olduğu yıllarda chat noir/kara kedi denen yer içkinin su gibi aktığı, ahlak dışı her türlü olayların döndüğü kenar mahallelerin birindeki bir kabareymiş. diyorlar ki lautrec gece hayatı ve alkol batağına öyle saplanmış ki nerde akşam orda sabah hohhooovvv derken borç olmuş boğazına kadar. adamımız da çareyi sanatını bar posterleri yapıp satmakta bulmuş. sonra artık bu işi çok mu sevmiş ne paso hayat kadınlarını, yarın yokmuşcasına coşulan gece hayatını resmetmiş ömrünün sonuna kadar. ömür dediğim de hepi topu otuz altı yıl. tabi o kadar dumanlı, alköllü gecelere can mı dayanır? naapcan işte allah sıralı ömür versin kardeş.

sizi biraz daha lautrec'e boğup öyle gideyim. 



son olarak da "amân bunun neresi ressam? e bi' tek poster yapmış bu" gibi yanlış anlaşılmalara mahal vermemek adına bence dünyanın en güzel resimlerinden biri olan şu alttakini ekleyeyim. 


resmin ismi "yatakta". orjinal adı daha da havalı: "dans le lit"

ismi de kendi gibi şahane bir sadelikte değil mi yahu? ya da sade bir şahanelik. ya da öyle bir şey.  

ay evet içimdeki lötrek aşkı bambaşkı tamam gittim. 





17 yorum :

  1. İllüstrasyon hayranıyım ben de diyebilirim. Sevdim bu paylaşımınızı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevenin halinden sevenler anlarmış. ilerleyen zamanlarda yine böyle yazı aralarına iliştirip falan dökmeyi düşünüyorum çıkınımı. umarım seveceğiniz şeyler denk gelir.

      Sil
  2. Orta sonda iken okuduğum Moulin Rouge isimli kitapla tanımıştım Lautrec'i. Beni hem şaşırtmış, hem hayranlık uyandırmıştı. Aristokrat bir aileden gelişi, cüce denecek çelimsiz vücut yapısı, sürdüğü hayat okuduğum kitabı da, ressamı da unutulmaz yapmıştı. Aklımdan ne Jane Avril çıktı o zamandan beri, ne La Goulue. Lötrek'i Sevenler Cemiyeti'ne ben de üye olayım o zaman :)Güzel bir hafta sonu dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet hikayesi, görünüşü, sanatı böyle paket olarak ilginç bir adam. gerçek bir antikahraman gibi geliyor bana hep. kimindi o moulen rouge kitabı, arasam tarasam bulur muyum? çok merak ettim şimdi.

      LSC üyeliğiniz işleme konduğu anda onaylanmıştır efenim :) üyelerimiz çoğaldığı takdirde cemiyetimiz kurumsal kimliğiyle faaliyetlerine devam edecektir. (acaba şu sınav geçince bir de lautrec blogu mu açsam, hepsini bir yerde toplayıp falan.. hımm düşüneyim bunu ben bi')

      en güzel hafta sonları <3 <3 <3

      Sil
    2. Sanırım şu anda piyasada bulmak mümkün değil ama sizin için Nadir Kitap'tan araştırdım, buyurunuz linki:
      http://www.nadirkitap.com/moulin-rouge-kirmizi-degirmen-pierre-la-mure-kitap4405637.html

      Sil
    3. aaaaa çok teşekkür ederim, düşeyim peşine hemen! ^_^

      Sil
  3. Şahaneymiş koleksiyon. Chat noir'ı biliyordum bak bunların içinden; ama hikayesini ilk kez duyuyorum. Bağzı ilüstrasyonlar çok güzel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aslında çok ünlü resimleri var. eminim gördüğünde "bunu da biliyorum ben" diyeceksin. hikayesini özet geçtim aslında anlattığımdan kat be kat fazlası var. sen sanatta yeni akımın öncüsü ol, resimlerin saçma derecede ünlü olsun ama burjuva baban seni evlatlıktan reddetsin. niye? yok bar meyhaneden çıkmıyon da evin yolunu unuttun da.. peaahhh gerçek bi' hulusi kentmen tarık akan hikayesi ama tam olarak değil. allah affetsin, garibim lötrek çok çirkinmiş başak, öyle böyle değil. aç bak gugıla görcen. adamın hayatı dramlarla dolu.

      Sil
    2. Evet işte, bunlar hep subliminal :) hep oluyo bana isim olarak biliyorum, eser olarak biliyorum ama ikisini kafamda yıllar sonra birleştiriyorum haaaa bu o muymuş falan oluyorum.

      Lötrek gıybeti döndürmek asdfghjkklşfks ya tövbe Estağfirullah zaten lötrek ne yaaa dötlek der gibi, kavgada söylenmez.

      Üşenmedim baktım, tam ışid Kumandanı tip itibariyle. Ağır cihadcı. Korktum daha da tek laf etmem hakkında.

      Sil
  4. Annemi de alın Lötrek Sevenler Cemiyeti'ne.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. almak ne demek gelsin başkanımız olsun!

      Sil
  5. Studyblr olduğum dönemlerden beri ben de sayısız illüstrasyon gördüm ama sizinkiler bir başkaymış,çok çok güzeller.Bence bu da bir koleksiyondur size tavsiyem böyle en beğendiklerinizi dönem dönem polaroid çıktı alarak bir albümde birleştirin.Ortaya torunlaranıza eşe dosta bırakacak çok hoş bir şey çıkar hem somutlaşmış da olur.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. üşenmedim gittim araştırdım studyblr ne demekmiş diye ay yemin ederim zamane çocuklarına saygım arttı. ben o yaştayken annemi nasıl kandırırım da eve iki saat daha geç gelirim, ay o çocuk da çok cillopmuş nerde kıstırıp öperim, ay haftaya konser var okuldan nasıl kaçarım gibi hain planlar peşindeydim. vallahi çok saygım duydum bu sorumluluk bilincine.

      ayrıca anıl bana bir daha siz dersen bloguna gelip bütün yazılarının altına binlerce defa BİZ BİZbİZBİZBİZbizBİZ yazıcam. :))) öptüm, hem de sarılmalı böyle ^_^

      Sil
  6. yıllarca ordan burdan kaydettiklerimi biçimsizce sakladıktan sonra pinterest ilaç gibi gelmişti. bunalımlı bir dönemime de yine pinterest ilaç gibi gelmişti... bi dakka yaa.. resmen ben <3 pinterest o zaman yahu! :) yukardakilere de bayıldım, aşırayım bari. :P

    Lötrek hikayesini de elimde kahveyle bir dedikodu edasıyla okudum çoğoş oldu. ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay o pinterestin çok delisiyim saçaklı ama ona da girdi mi çıkamıyo yahu insan! saatler alıyorrr saatlerrrrr. elimden geldiğince az bulaşmaya çalışıyorum bu ara ben.

      lötrek sana kurban olsun :D

      Sil
    2. doğru söylüyosun çekirdek gibi şerefsiz... bir kase diye oturuyorsun hoop paket bitiyor! :)

      Sil
  7. Ah ya, guduk oglan Lötrek.
    Bir de bunun zuhrevi hastalik kontrolunde siraya giren kadinlar resmi var ya. Ona bayiliyorum ben. Gecmis yasamimda ya orospuydum ya da pezevenk, hala cozemedim.
    Zenginin guduk evladi. Ben de severim kendisini.

    YanıtlaSil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...