23 Nisan 2016

★ smo: 12 yallah şoför yallah ne bekliiiisen

saçaklı'nın tüm soruları burada
tüm cevaplarım da burada

★ ilk arabanız neydi? şu an ne kullanıyorsunuz?

ilk arabam diye bir şeyim olmadığı gibi son arabam da yok. araba diye bindiğimi hatırladığım ilk şey var sadece. o da bu arkadaş. 



ben çocukken evimiz nişantaşı'ndaydı. babamla ikimiz gezip tozmayı seven tipler olduğumuzdan âbimi okula, annemi de işe yollayıp gizlice anlaşır, babamın işlerini bitirişiyle de kendimizi sokaklara atardık. 

şimdi harbiye'de uğur mumcu anıtının olduğu yerde eskiden bu dolmuşların durağı vardı. oradan ilk gelene atlar çoğu zaman taksim'e ya da eminönü tarafına giderdik. 

gezintinin bu dolmuş kısmını çok severdim. bunların içi daha önce gördüğüm hiçbir arabaya benzemiyordu ki zaten sonrasında da görmüş değilim. baya baya böyle iki oda bir salon, en önde şoför ve yanında iki kişi, arkada da üçer kişilik iki sıra daha. otomobil gibi ama değil gibi. radyoda da en çok ibrahim tatlıses çalıyor. "yallah şoför" billboard listelerine birinci sıradan girmiş. ay seksenler diyorum anlamıyorsunuz. sonra zaten kaldırdılar güzelim şüşko şavroleleri. 

bu dolmuşlara binme lüksünü tadabilmiş son kuşaktanım ya ben, çok seviniyorum.


üstteki mesela karaköy-aksaray yapıyormuş, bizim gezi güzergahlarından. ve tam olarak şuna binmiş olma ihtimalim olduğunu düşünmek bile çok güzel aslında.

araba diye bildiğim şey ilerleyen yıllarda da çok değişmedi. nişantaşı'ndan sonra şişli'ye taşındık, hep toplu taşıma araçlarına bindim. önce ergenliğim sonra da bütün gençliğim şişli-taksim arasında ve ikarus markalı otobüslerde geçti. saçma sapan bir kalabalık olmadığı sürece de toplu taşımayı hâlâ seviyorum. bence şehirde sosyalleşmenin başka bir türlüsü bu dolmuşlar, otobüsler. yollarda, normalde hayatıma hiç girmeyecek insanlarla yan yana yol tepiyorum. garip bir duygusu var onun. bir de zaten öyle bir istanbul trafiği gerçeği var ki arkadaş n'olur bir kişi daha araba alıp çıkmasın yollara. en azından ben almayayım. zaten ehliyetim de yok. bir kaç kere ova gibi bir yerde denedim gayet de başardım aslında, böyle dönmeli mönmeli epey bir hareketler yaptırdım arabaya ama benim sorunum sürmek değil, hayvanlar bir de çocuklar ayrıca yokuşlar. 

100 metre ötedeki kedi sandığım poşedi ezmemek için tırın altına falan girebilirim mesela ben ya da ta nerede çocuk gördüm diye aniden durup arkamdan zincirleme gelişecek bir kazaya sebep olabilirim. bir de ecel korkusundan beter yokuşlar var. allahım o yokuşlar! sanki hep geri geri kayıverecekmişim gibi geliyor. bir diğer en büyük korkum bir yokuşu çıkacakken karşıdan inen kamyon, tır falan gibi bir şeyle burun buruna gelmek. fantastik dünyamda o tırın frenleri patlıyor üzerime üzerime geliyor, pata küte sürükleniyoruz ayyyyhhh düşünmesi bile gerdi bak, saçma sapan korkuyorum. ehliyet falan vermesinler bana. 

yine de taksim dolmuşlarına olan çocuk hayranlığımdan kalma bir aşkla olsa gerek eski amerikan arabalarını çok beğeniyorum. ama o tombikleri değil. benim gözümü alan böyle uzun ince, agresif tipte olanlar. şu alttakine sahip olsam ertesi gün gidip ehliyet alabilirim mesela. 



çok aşırı güzel değil mi gerçekten! bununla mesela ıssız otobanlara atabilirim kendimi. öyle düşününce güzel geliyor. fonda da chris de burgh, the traveller çalsın. öyle hayal ediyorum. 

bir de şu alttakinin tarzında mini minnakları çok beğeniyorum. özellikle yakın mesafelerde falan, bununla zaten istesem de hızlı gidemez, çocuktu kediydi hiçbirine zarar vermeden fıtı fıtı sürebilirmişim gibi geliyor. 



şu sondakine isim bile koydum. bir gün yollarımız kesişirse kendisine her sabah "merhaba dudu" diyeceğim. o da bana aynı içtenlikle "vırrnnn vırnnn" diyecek. planım bu yönde. 

öptüm. 

5 yorum :

  1. asıl tesadüf otobüste tanıdığımız insanlara rastgelmek değil de tanımadığımız onca insanla yolumuzun kesişmesi diye okumuştum bi yerde, nerede hatırlamıyorum. bu yüzden garip bi duygudur belki.

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Chevrolet Chevelle görüyorum !!! <3 Muscle carlara oldum olası bayılıyorum :) "çocuktu kediydi hiçbirine zarar vermeden fıtı fıtı" :))))

    YanıtlaSil
  4. Blog tasarımı, eklentiler, sorunlar ve çözümleri hakkında merak ettikleriniz varsa sayfamızı ziyaret edebilirsiniz. Blog Düzenim

    YanıtlaSil
  5. Nasıl içim istanbulda taksi dolmuş gezisi çekti. Yanında biraz tikinik. Kulakta soft bişeyler.

    YanıtlaSil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...