20 Nisan 2016

★ smo: 9 artistik patinaj dünyasının sırlarını ifşa ediyorum

saçaklının tüm soruları burada
tüm cevaplarım da burada

★ hangi alanda iyi olmak isterdiniz?

tam olarak şu alanda! önce bi açın izleyin n'olur!

marina anissina & gwendal peizerat


o kadar çok isterdim ki buzda böyle kaymayı, dans edebilmeyi. 


buz pateni şampiyonaları başladığı dönemler âbimle televizyonun başından kalkmazdık biz. her turda mutlaka favorilerimiz ve birinci olsa bile gözümüze girmeyi başaramamışlar olurdu. çiftler, tekler; saltolar, lutzlar, flipler.. ay ay daha ne şahaneler..

sizinle paylaştığım bu güzel kız ve yakışıklı oğlan buz dansının gelmiş geçmiş en iyi, en rakınrol ve en tatlış çifti! dansları kadar hikayesi de çok etkileyici ikisinin. bakın anlatayım hemen. (evet gıybet taym başlıyor, toplaşın!) 

şimdi bu güzel, kırmızı kafalı marina kızımız aslında rus ve önceleri kendi gibi buz dansçısı manitası illa averbukh ile rusya adına katılıyor yarışmalara. hem de yıllar yılı yani öyle bir iki senelik bir şey de değil. 

gel zaman git zaman koca götlü illia, marina'yı  yine buz dansçısı bi abla olan irina lobacheva'yla boynuzluyor. kalbi kırık marinacığım hem şampiyonlara giden yoldaki partnerinden hem de manitasından oluyor mu bir anda? örselenmiş kalbini rusyalara sığdıramıyor tabi. "allah belanı versin ilya!" diyor, "ne yapsam da kaçsam şu memleketten?" diyor. 

kader bu ya, tam o dönem yakışıklı fransız gwendal da kendine sağlam bir partner arıyor. neyse ki bir şekilde kesişiyor yolları ve marina hoop fransa'ya transfer. ama sevgili falan değil çok iyi arkadaş oluyorlar. (bunu dansları izlerseniz gerçekten hissedeceksiniz)

tabi başlıyorlar şampiyona hazırlıklarına, iyi hocalar, iyi koreografiler, sıkı çalışma, ilginç figürler derken marina ve gwendal buz dansı kategorisinde fransa'ya ilk altın madalyayı getiriyorlar. altın! 



peki illia'nın evindeki en büyük madalya hangisi? 

gümüş! 

hahhhhayytttt! çok bile valla, şükretsin boyu devrilesice!


peki neden en iyi çift diyorum ben bunlara, sadece hikayeden mi? vallahi değil. hemen anlatayım. şu yanda gördüğünüz figürle, buz dansı meraklısı değilseniz daha önce karşılaştığınızı sanmıyorum mesela. 

çünkü buz üstünde hep oğlanlar kızları alır hoppadadank havalara atar, koşar tutar sonra kucaklar falan. ama marina ve gwendal "olur mu olur yaa, hadi bismillah, el ver hızır!" diyerek bir ilke imza atıyorlar ve her koreografilerinde marina'nın gwendal'ı ya sırtladığı, ya kucakladığı, taşıdığı bir figür mutlaka oluyor. ve daha da güzeli her birinde yeni bir figür ekliyorlar. yani hep aynı şeyi yapmayacak kadar da cesur ve vizyon dolular. 

ah canlarım benim. bakmalara doyamadıklarım. 


ayhh bir şeye de tek cümle cevap vereyim, bir soruya da destanlar yazmayayım, cool bir insan olayım diyorum ama yine beceremedim.

suzaaaaaannaaa i'm crazy lovin' youuuuu huhuhuuhvv


19 yorum :

  1. Büyük bir keyifle okudum . Ne hoş anlatmışsınız ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay çok sevindim, çok teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Bir başka günün sorusunu cevaplamak gibi olmasın ama özel bir yeteneğimiz de yok ki alıp başımızı gidelim. Illia'nın boyu posu devrilmesin bize de tüü... ya da bana... yetenekli blog sahiplerini tenzih ederim, onlar çok datlı onlar öpülesi! O.o

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence sen de çok aşırı öpülesisin *_* seni okurken çok gülüyorum ben, var mı ulan bundan daha büyük yetenek? heeeyytt saçaklıma beaaahhhh :))

      Sil
    2. tutmayın küçük Saçaklı'yı! :))

      ay yannız bi utandım... herkeşler birer çift biliyor buz pateninden. ben izliyordum ama sadece şov bitince buz pistine atılan peluş oyuncakları kıskanıp kapatıyordum. bir de iki kere deneyip kütük gibi kayamamışlığım var :/

      Sil
  3. Ay yeni nesil buz patencilerden fena halde habersizmişim ben, halbuki bir zamanlar İrina Rodnina-Alexander Zaitsev çiftini izleyeceğim diye ne minderler çürütmüştüm TV karşısında :)Bir de Bestemiyonova-Bukin çifti vardı, teklerde de İgor Bobrin :)
    Ben düz yolda yürüyemiyorken millet buzun üstünde perende atıyor, hep kahır, hep kahır, hep kahır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tabi irinalar, igorlar kadar olmasa da bunlar da yeni nesil sayılmaz pek. 2002 olimpiyatlarında birinci olduktan yani tam olarak suzanna'lı gala programından sonra hafiften de ciğerimi dağlayarak müsabakalardan emekli oldular. en son bildiğim loş ışıklı, teatral gösteriler falan yapıyorlardı ama gelmiyorlar bu taraflara :( biz de böyle açıp anca youtube'dan falan böhühühüü

      insan izlerken nasıl kolay geliyor ama değil mi? sanki o anda evin salonunun zemini buza dönüşse, buz patenleriyle bir bey kapıdan içeri girip elini uzatsa, dansa kaldırsa hooopp ilk figürümde gökyüzüne savrulup sonra iki ayağımın üstüne aşırı estetik düşecek ve kaya kaya ufka doğru böyle süzülüverecekmişim gibi geliyor. ay ne hayaller ne hayaller..

      Sil
  4. Sonik Hanımcım ne iyi geldi yazını okumak ve o nefis dansı izlemek. Çok teşekkür ederim :)Nasıl özlemişim ve ne çok zaman olmuş buz pateni izlemeyeli...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok sevindim ne iyi olmuş o zaman. bak aynı çiftin efsane bir carmina burana performansı var, sonra bir de notre dame dansları. sonra teklerde bir maria butyrskaya var ki o da buz pistinin gördüğü en cool kadın olabilir. onu da bul izle seviyorsan.

      Sil
  5. Vay be ben de yürüdüm gittim şimdi o buz patenli -2,5 lt kola ve karışık kuruyemişli-günlere, bu yazıyı okuyunca. Çocukken karşı komşunun kızları dahil toplaşıp maaile izlerdik. O kıyafetlerden falan büyülenir, bir sonraki çifti heyecanla beklerdik. Vay amk yaa nasıl da öyle kayıyorlar resmen Allah diyen buz pateni! Şaşım şaşım şaşırırdık (ben 9 yaşında olduğumdan; yılbaşı gecesi 12 punto sivri topukla göbek atan dansöze de aynı klasmanda şaşırırdım gerçi)

    Sonik ama senin bu herşeyin hikayesini anlatma, herkesin biyografisini sunma olayın +50 yaş ve pos bıyıklı insanlara Özgü bi yetenek değil mi? Nasıl yapabiliyosun? Yetenekse al işte bu da yetenek. Rispekt.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de aynı öyle hayranlıkla bakardım başak. o kadar özenirdim ki, bu yaşımdayım şimdi biraz kabullendim ama hâlâ çok içim gidiyo, oturduğum yerde anama babama kinleniyorum. bok vardı ilkokulda folklor kursuna verdiler, lan atıverseydiniz ya bi dans pistine falan. çok içimde kaldı. abimin de kalmış. metroda, havaalanlarında yürüyen yol var ya, biz onu bulunca hemen ben tek ayağımı kaldırıyorum buz dansı duruşu alıyorum, abim de öyle hallere giriyo on saniye de olsa buzda kayıyor gibi yapıp kendimizden geçiyoruz. ay o bile o kadar güzel ki! utanmasak her gün metroda şov yapıcaz da millet çok değişik bakıyor.

      benim o olayım tam neymiş anlamadım ama aahahahha iyi bir şey dedin di mi sen? bir şey anlatmak benim bir yaşam biçimi ehehehhehehe yok yahu vallahi bilmiyorum niye böyleyim ama onu bir yetenek olacak kadar iyi yaptığımı düşünmedim hiç inan. ciddi misin sen? nasıl yaptığımı bilmiyorum ki açıyorum işte blog sayfasını öyle yazıyorum. ay gidip mutluluktan evin içinde üçlü salto atıcam az sonra. ay rispekt dedmiş yahu bayılıcam mutluluktan.

      Sil
    2. Madem öyle ben de buz pateni anımı anımı anlatayım: sene 99
      Izmite olimpik buz stadyumu açıldı (adı öyle, olimpik ama kendine kadar..) biz okuldan kaçıp kaçıp kayıyoruz. Ne hareketler, ne kendinden geçmeler.. Hepimiz adeta birer katerina witt iz (benim bildiğim tek isim bu, bu arada) derken kardeşim buz hokeyine merak saldı. Tam takım ekipman var, arada pipi koruyucusuydu, omuzluğuydu, kaskıydı falan full giydirip, hokey zopasıynan dövüyoruz. Bişey olmuyo.
      Sonra 99 depreminde Ağustos'un sıcağında depremde ölen insanların cesetlerini yatırmışlar buzda... Kimlik tespiti için. zaman zaman. Bunu duyduk ve bi daha gidemedik oraya.

      Tabi ki iyi bişey dedim yahu! Hani olur ya; muhabbeti bal şeker, her konuda dünyanın en ilginç hikayelerini anlatır, hiç duymadığın şeylerle gelir-seni alır götürür. Öyle insanlar vardır ama çok nadir. Entelektüel birikim ve görmüş geçirmişlikle 50 yaş üstünde ancak olur ama! İyi hikayecilik zor iştir. O tadı yakaladım sende bu yaşta, rispekt demeyeyim de ne diyeyim? Mahmut mu diyem?

      Sil
  6. 99da olan o olayı hatırladım ben evet :/

    katerina witt buz pistinin madonnasıydı yahu bir dönem, o kadar doğru bir ismi hatırlıyorsun ki! 34 yaşındayım, tam çocukluk dönemimin buz kraliçesi idi kadın. yeniler onla kıyaslanırdı falan ay ay ay..

    hikayecilik kısmını sen bir de anama sor başak. genellikle konuya "ayyhh amma çok konuşuyon!" sen diye yaklaşıp sonunu da "hadi kalk şu bardakları mutfağa götür." şeklinde bağlıyor. düşündüm, kocam da böyle biraz. onun da hep karnı aç. heyecanla anlatıyorum böyle tam duyguyu vermişim "yhaaa benim canım bişi istiyo, ne yesek" diye ağzıma tıkıyor lafı. ben de n'apayım işte demek dermanı burada buldum, aklıma ne gelirse döşüyorum. şimdi bu övgülerinin çıktısını alayım da atayım önelerine görsünler evdeki cevheri o kadir kıymet bilmezler! (ayhh mutluluktan kendimi kaybetmiş olabilirim bir miktar)

    YanıtlaSil
  7. Sonik hanımdan tatlı bir yazı daha ^^

    YanıtlaSil
  8. Çok haklı bir istek bu. Ben çocukken TRT1'de yayınlanırdı buz pateni şampiyonaları falan. Onlara baka baka aynı hareketleri yapmaya çalışırdık kardeşimle:) Halı üzerinde tabii:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. halı üzerinde yapılan o hareketler benim de gözümün önüne geldi şimdi, bir de böyle sürtünce falan nasıl diz acıtırdı yahu! acısını bile hissettim düşününce.

      Sil
  9. Buz patenini ben de çok severim yaa eskiden trt de yayınlanırdı müsabakalar belki halen daha yayınlanıyor bilmiyorum ama küçüklüğün verdiği etkiyle büyülenerek izlerdim onları :) Sonraları sentetik buz pistleri çıktı onlar gibi olacak sandım ama alakası yokmuş >_<

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de eskisi kadar takip etmiyorum. bir çocukluk anısı olarak kaldı. çok canım isterse de yine eski şeyleri bulup izliyorum. :(

      Sil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...