9 Mayıs 2016

❤ kutlu ana haftası

bayansilvia anneli mim yapmış. çok beğendim, eline sağlık. eksik kalmayayım dedim. buyrun.

 annemin adı besime.
pek sık rastlanan bir isim değil. güler yüzlü kadın demek. adı gibidir lâkin konu çocuklarını korumak olduğunda o güler yüzlü besime bir anda cercei lannister oluverir, yedi krallığı tanımaz, ezer geçer. 

 annemin yaşı 55. kendisi bu konudan konuşmayı pek sevmiyor. 

 annemin mesleği otel müdürlüğü. yıllarca beş yıldızlı otellerde, odaların iyi temizlenip temizlenmediğini kontrol ettikten sonra emekli oldu. şimdi gelip benim evi nasıl temizlediğimi kontrol ediyor, bazen sabah biz uyurken kalkıp cam falan silmeye kalkışıyor, böyle zamanlarda bir güzel kavga edip sonra baş başa kahve içiyoruz. 

küçükken öğretmen olmak istermiş ama yaşadıkları şehirde öğretmen okulu yokmuş. babası da "sen çok güzelsin, oralarda seni rahat bırakmazlar, olmaz yollayamam!" diyerek annemi göndermemiş. annemin aynı zamanda ilkokul öğretmeni de olan amcası olaya dahil olmuş, dedemi geri kafalılıkla suçlamış, o arada kıyamet kopmuş. çıkan kavgada neredeyse dedemin kafası yarılıyormuş. (ay olaylar olaylar) çocuk annem olayların aile faciasına dönüşeceğini anlamış 'tamam yahu gitmiyorum, lanet olsun!" diyerek vazgeçmiş.


beni bunlar yarattı
 annemin gözleri dünyanın en güzel gözleri. kahverengi birer zeytin. kocaman. 

 annemin saçlarının esas rengi açılmaya teşne kahverengi, ama en son ne zaman o renk gördüm hatırlamıyorum. yıllardır gölgeli ışıltılı falan bir sarı ve küt gibi bir boyda. tam yeni emekli anne saçı. bir de hayatımda dokunduğum en yumuşak saçlar annemin. dokununca mutlu oluyorum. 

 annemin kilosu annem kaç hissediyorsa o. bu konu ile sorunları var, bünyesi kilo almaya çok müsait. bu da emekli anne sorunu işte. yıllarca topuklu ayakkabılarla günde on saat hiç oturmadan çalış, sonra birden evdesin! bol bol yürüyor. ekmek yemiyor, şeker yemiyor, çok uğraşıyor canım benim.

 annemin en sevdiği renk çok. evi dekore ederken eli hep sarılı, kahverengili, altınlı falan şeylere gidiyor. her zaman renkli giyinmeyi seviyor, çok siyah giyerse "ay rahibe gibi mi oldum?" diyor. pijamalarında da bebek renkleri seviyor. sütlü mavi, sütlü pembe, lila falan böyle açık renkli şeyler. bir de mor seviyor. moru birlikte seviyor olmamızı da çok seviyor.

 annemin en sevdiği yemekten çok emin değilim ama et sevmiyor pek. baklagil sever, sebze sever. sanırım en çok biber dolması yanında da cacık seviyor. 

 annemin en iyi pişirdiği yemek bence karnıyarık ama etsiz. çünkü çocuklarından biri vejeteryan diğeri vegan, her yemeği bize uydurup yapıyor. annem az da olsa et yememiz gerektiğini düşünüyor ama çocukken bu konuda o kadar çok kavga ettik ki o da vazgeçti. artık çok saygı duyuyor. 
17 yaşındaki annem

 annem en çok yelek giyer, çünkü çok üşür. ama dışarıda giymez. sokaklarda havalı giyinir, herkesin de öyle giyinmesi gerektiğini düşünür. evde de her an misafir gelecekmiş gibi hazırdır. yıllar önce ameliyat olmuştu, bir hafta kadar salonda yattı. onun dışında pijamayla görmedim annemi hiç. yazları da kolsuz tişörtler sever, altına şort giyer. çizgili şeyleri sever ama tombik gösteriyor diye giyemez, üzülür. 

 anneme en çok tam diz hizasında etekler, topuklu ayakkabı ve sedefli ojeler yakışır. ama artık düğün dernek olmadıkça böyle giyinmez. çünkü yıllarca böyle giyinmekten çok sıkılmış bir de topuklu ayakkabı belini ağrıtıyormuş. çok haklı, zaten ona ne giyse yakışır. 

 annem en çok içli tv dizileri izler. haber izlemez çünkü dayanamaz ağlar, sonra da sabaha kadar uyuyamaz. magazin programlarından sıkılır, yarışma programlarını da sevmez. en çok dizi sever. gizli gizli evlenme programları izlediğinden de şüpheleniyorum. 

 annemin, zamanında 'öğretmen olamazsın' diyen babasına inat, daha on üç yaşındayken "o zaman bana sigortalı bir iş bulun!" diye isyan bayrağı çektiğini biliyor musunuz? elbette bilmiyorsunuz. "ne yapayım, evde kilim dokuyup koca mı bekleyeyim?" şeklinde devam eden bu isyan başarıyla sonuçlanır ve annem bir iplik fabrikasında işe başlar. gece gündüz demeden de yıllarca o fabrikada çalışır, hiç şikayet etmeden. bu arada babası zengin, onu da belirteyim. 

 annem en çok alt kattaki komşunun kızı iklim'e gülüyor. iklim sekiz yaşında, annemin evinden çıkmıyor. okuldan gelir gelmez anneme koşuyor. artık annem de onu torunu yerine mi koydu yoksa arkadaşı yerine mi bilemiyorum. bazen kahkahalarla beni arıyorlar, gülmekten konuşamıyor. 

 annemin en yakın arkadaşı kocası, 'hüsnüş'
hüsnüş babam değil, annemin ikinci eşi. sanırım ben daha küçükken evlenselerdi baba derdim, şimdi amca diyorum ve ona olan sevgimin de tarifi yok. hüsnüş, dünya üzerinde yaşayan en iyi kalpli, en neşeli, en anlayışlı insan olabilir. annemi anlamak pek kolay bir şey değil çünkü. 

bir gün hüsnü amca işten geldi, zili çaldı, annem de gitti açtı. artık adam çenesinden ne kadar bunaldıysa, annem 'hoşgeldin' bile demeden "besime, allah aşkına bi' sus!" dedi. annem kalakaldı öyle. adamcağız yolda kurmuş besime'nin kapıdan girer girmez bıdırdayacağını (ki haklı) annemi görünce ağzından çıkan ilk laf bu oldu. konu annem olunca yerinde bir önlem. 



 annem en çok yanında biz olduğumuzda mutlu olur. bize yemek yedirdiğinde, bir derdimizi çözdüğünde falan. onun mutluluğu daha çok ben ve âbimle ilgili şeyler. bir de kocasıyla gezmeyi seviyor. ama akraba gezmesi değil, çıkıp bir yerlerde gezinmek, bir şeyler yiyip içmek falan öyle şeyler. bir de yazın deniz kenarında güneşlenmeyi sever, bembeyaz teni azıcık bronzlaşsın diye havluyu hep güneşe serer, keyfi yerindeyse bazen bir şişe miller içer. 


anneme yaslanıyorum gözlerim kapalı

annem en çok gece yatmak sabah kalkmak bilmememize kızar, evde çekirdek yememize, terliksiz gezmemize ve evde hayvan beslememize kızar ama geceleri gizli gizli balkondan kedilere peynir atar. inkar ediyor ama gördüm ben. 

 annem kızdığı zaman konuşur, çok konuşur. ama hiç küfür etmez. birine salak, gerizekalı falan desek "aaa ne biçim konuşuyorsunuz!" der. "salak" onun için ağır küfürdür.



annem bana adımla seslenir ya da 'annecim' der. benden bahsederken övecekse "annesine çekmiş" der. kötü bir huyum söz konusuysa "babalarına çekmişler" der geçer.

 annemi sahip olduğum her şeyin toplamından daha çok severim

 annemi en iyi anlatan kelime deyince aklıma ilk nezaket gelir. yapay bir nezaket değil, kimseyi kırmadan incitmeden yaşamak, hayırlı bir insan olmak, kötü gün dostu olmak gibi şeyler. bir de çalışkandır, çok çalışkandır. doktor ameliyat etmekle tehdit etmeseydi (bel fıtığı 😟) halen işe gidiyor olurdu. evde de boş durmaz asla, hiçbir şey yapamasa gider dolaptaki çamaşırları tekrar yıkar. üç kuruş borcu olsa geceleri uykusu kaçar, dışarı çıkarız hesabı lee ödese rahatsız olur, "siz çocuksunuz daha harcamayın paranızı" der. sadece maddi değil manevi anlamda da kimseye borcu olmasın ister, ona bir iyilik yapıldıysa on katıyla öder. kendi sanki yirmi yaşındaymış gibi, otobüste yaşlı amcalara, teyzelere yer verir, hâli yoksa ergenleri fırçalar o amcaları oturtur. genç evine 'hayırlı olsun'a gidiyorsa english home'dan süslü şeyler, yaşlı ziyaretine gidiyorsa marketten çay, süt, şeker alır götürür. kimin neye ihtiyacı olup, neye sevineceğini bir gece öncesinden hesaplar. 

yazarken çok duygulandım, annemi aradım. sonra aramızda şöyle bir konuşma geçti:

- anne n'apıyosun?
- iyiyim annecim, iklim hasta biraz, ona nesquik yapıyorum, gel sana da yapayım. 
- yok, ben kahve isterim.
- fışkı iç! 

süt içmeyip çok kahve içmeme de kızar. kızınca da fışkı diyebilir, annelik bunu gerektirir. 

mimi üzerime alınıp yaptım ama bende kalmasın, birilerine atayım bunu. 
evet dukuju, başak hanım ve mariposa hanımlar! hooopp! size attım tutun.






14 yorum :

  1. Bir insan annesini ancak bu kadar güzel ve samimi anlatabilirdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay çok sevindim buna :) çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. Valla okurken canımı cektirdin. Yapiyorum anasını satayım. Bu arada annene benziyorsun. Ten rengini babadan almış olabilirsin gerçi?

    Vays. Ne güzel anlatmissin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güzel bir annen olduğunu ve senin de güzel anlatacağını bildiğimden sana pasladım ben de.

      babam tarafı hep esmer, anamgiller de ailecek beyaz. tam dediğin gibi olmuş, annemin siyah versiyonu gibi bir şey olmuşum ben. o da öyle diyor. :)

      Sil
  3. Valla okurken canımı cektirdin. Yapiyorum anasını satayım. Bu arada annene benziyorsun. Ten rengini babadan almış olabilirsin gerçi?

    Vays. Ne güzel anlatmissin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahahahhaha ben de aynı yorumu bir daha yazarmışım :)))))

      Sil
  4. Anneye çekmiş- babaya çekmiş... Klasiktir bu laflar :)) Ama gerçekten güzelmiş anneniz. Siz de O'na benzemişsiniz. Güzel ve disiplinli bir öğretmen olurmuş anneniz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. annem çok emin iyilerin ondan, kötülerin babamdan geldiğine. :)

      ay ona benzetilince çok seviniyorum ben, çok teşekkür ederim. yarın konuşunca bu öğretmenliğin yakışması işini de ileteyim kendisine, çok sevinecek. ^_^

      Sil
  5. Güzel kalpli anneye sahip olmak herkese nasip oylmaz. Bu arada Besime güler yüzlü kadın anlamına gelse de, arapça da be, sin ve mim harflerini karşılar. Besmele demektir. Rahman ve rahim olan allah'ın adıyla başlayan anlamına da gelir. Besime babamın amcaoğlusu vardı. Onun büyük kızının ismidir. Besime kelimesi sık rastlanmasa da çok büşülü bir isimdir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bizimkiler sülalecek öyle çok inançlı tipler değiller. arapçadan geldiğini, böyle anlamları olduğunu bildiklerini hiç sanmıyorum. ama sayenizde bugün de bir şey öğrenmiş oldum, teşekkür ederim :)

      Sil
  6. anne'li mimm ! ne kadar güzeeel en güzeli çünkü anneler en güzeli :) annenin fotoğrafını görünce ben de bir an sen sandım oldukça benziyorsun .. Hiç eksik olmasınlar hayatımızdan <3

    YanıtlaSil
  7. Ah yaa, tam benlikmiş bu. Ama 1 haftadır tatildeydim ve internetsizdim yeni döndüm. Ana özleten yazı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aaa ben de diyorum başak nerelere kayboldu? mimi yapıp annene de yollamanı tavsiye ediyorum. geçen hafta annemdeydim, okuttum çok içlendi. bilgisayarla falan arası pek yoktur. "a4'e basıp ver bana bunu, açar açar okurum, çok güzel anlatmışsın" dedi. sen de öyle bir şeyler yap bak, çok mutlu olacağına eminim.

      Sil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...