24 Eylül 2016

✎ başlıkta kalem emojisi var çünkü

son on gündür salondaki yemek masası


yandaki de mutfak masasının son durumu. 
her yer a4, her yer karton, prit, kalemler kalemler.. 

çünkü bu sene bana 1. sınıfları verdiler. 

mini mini birler, haftanın sonunda hâlâ "anneeeeaaa gitmeeeeaa" diye ağlayan birler, yüzünüze söyledim buraya da yazayım. "okul çok uzun, en iyisi ben de ilkokula başlama travması yaşıyo gibi yapayım, sıkılınca bağıra bağıra ağlayayım" numaralarınızı yemiyorum. bazılarınız o travmayı gerçekten yaşıyor. onlara üzülüyorum. ağladıklarında bir iyilik meleğine, yalnız hissetttiklerinde kocaman bir sarılma makinesine dönüşüyorum. ama sen o çekik gözlü japon askeri kılıklı bücür. durup dururken yarattığın dramalara karnım tok bilesin. neyse ki aramızdaki buzları, beni kahır belalara soktuğun o günün ertesinde yaptığın güzel resimle erittin. çaban için teşekkür ederim. gel seni bir öpeyim ben. ayhh sen ne tatlıymışsın öyle!  şeker mi sürdü sabah annen yanaklarına acabaaağ? ay o kim?  çocuğumm in sıranın üstünden çabuk!

özetle bu şekilde geçti ilk hafta. çok yoruldum diyemem. bunda cüceler alışsın diye ilk hafta sadece 4 ders yapmamızın etkisi olabilir. pazartesiden sonra 6 ders olacak. yine de gitgide kolaylaşacağını umuyorum. henüz nerede konuşup nerede susacakları hakkında pek fikirleri yok. çoğu anasınıfına gitmemiş, kalem tutmayı bilmiyor. boyama veriyorum, ortaya çok acayip görüntüler çıkıyor. el kadar bebelerden leonardo'luk beklemiyorum da bedri baykamvari "sıçtım sanat oldu" tarzı kuru boya darbelerini görünce hem benim hem de "sadece kuyruğunun" boyanması gereken o tavşanın içi gidiyor. güzel boya çocuğum, allahını seversen taşırma şunu dışarı!

bu arada eyyorlamam gerekenler bir şeyler var. onları da dökeyim buraya. facebookta "1.sınıf öğretmenleri" diye gruplar var. gayet de işe yarıyor. etkinlik, süsleme fikri vs almak açısından. kimisi tam o yaşa göre hazırlanmış boyama, çizgi çalışma sayfaları paylaşıyor, indirip güzel güzel kullanıyoruz falan. birkaç gün önce birisi bi' boyama sayfası yüklemiş yine, altına da atarı kendinden büyük bir bey (ki zaten belli öğretmen de değil) gelip şöyle bir şey yazmış. 

"sizler çocuklarımızı sınırlandırıyorsunuz, benim çocuğum illa ki çizgilerin içini boyamak zorunda hissetmemeli, çocuklara bu yaşta sınırlar çiziyorsunuz vız vız vızzz vızık vızık" 

altına sadece "he gerizekalı he, bi sen akıllısın aynen" yazmak istedim ama yazmadım. içimde kaldı bari buraya şaapayım.

be dingil, be yarım akıllı! biz senin çocuğundan rembrandt yapmaya falan çalışmıyoruz. bizim derdimiz üç gün sonra o pembiş dünyasına balyoz gibi inecek aşırı zor el yazısı için azcık olsun parmak kaslarını geliştirmek, dikkatini tek yönde kalem tutmaya alılştırmak, çizgi takibi, satır sınırı falan bunlar nedir onu öğretmek.. erken yaşta dışına taşırmayan çocuk yazı kısmını da daha erken halledip koyuyor kenara. derdimiz bir an önce okumaya odaklanması. okusun ki senin gibi ne dediğini bilmezin biri olmasın, bir lafı etmeden önce azcık "aa acaba bu konuda bayır aşağı sallamalı mıyım ki öyle bilip bilmeden?" falan gibi sorular sorsun kendine. tamam git çekil.

bitti mi? bitmedi!

şu bodrumlu golden çetesi haberini gördünüz mü? 


ben geçtiğimiz hafta twitter'da gezerken gördüm. sonra deli deli koşmasıyla ünlü golden cinsinin bu kadar muntazam yürüyebilmesine hayran kalıp alttakileri ve gelen cevap karşısında daha da alttakileri yazdım.



pedagoji gurusu olduğu hemen anlaşılan kevser topal kimdir, necidir bilmiyorum. kendisine aslında çok başka şeyler yazacaktım ama twitter tarafından 140 karakterle sınırlandırıldığımızı hatırlayınca durdum. kendimi sanki sokakta kavgaya girecekmişim de biri beni tutmuş "tamam ya bırak tamam" deyip kaldırıma çekiştiriyor gibi hissettim. efendilik bende kalsın dedim. dedim ama bakın orada son bir fav var. kendisi kevser topal'ın favı. ben kendisini "bilip bilmeden akıl verdiğim insandan tepki geldi en iyisi cıslayayım favı" olarak okumluyorum. (okumlamayı da cümle içinde kulllandım ya kevser bu senin eserin!)

demin anlattığım, içerikten tamamen habersiz ve de cahilce 1. sınıf öğretmenlerine atar yapan bey ile karşısındakini hiç tanımadan akıl veren kevser hanımın bünyesindeki bozuk tamamen aynı. bu insanlar sanırım her zaman vardı da etrafımızdan uzaklaştırıyorduk ama işte böyle  facebook, twitter falan derken bir anda kıçımızın dibinde bitiyorlar ya çok zor tutuyorum kendimi ağız dolusu lafla karşılık vermemek için. mesela kendimi tutmasaydım kevsertopal'a cevap olarak üstteki atar bey'in yazdıklarının ve yine aynı tartışmada atar bey'e öğretmen arkadaşlarım tarafından kayılan eğitsel fırçanın linkini yollayacak ve "kevser kızzz koş koşş sana koca buldum" yazacaktım. yazmadım. 

eyyorlamam şimdilik bu kadar. 

kapanışı güzel bir şeyle yapayım. yeni bebelerden okulun ikinci günü gelen mis kokulu çiçeklerime bakın lütfen. göründüklerinden daha da güzel kokuyorlar. 



bu arada bir tanesi annesinin 'okul nasıl geçti?' sorusuna benim için "çok komik kız, ben başka öğretmene gitmem artık" diye cevap vermiş. aha da bu ikisi çocuklardan duymayı en sevdiğim şey. ilk haftadan öyle düşündülerse gerisi kolay.

öptüm. 

9 yorum :

  1. Masadaki kozalaklara ♥ Çok tatlı ve düşüncelisinizzzz!!!^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay sensin tatlı anıl :)

      tatile gittiğim yerin çarşısından çin malı eşantiyon falan alacağıma "gerçekten oraya ait bir şeyleri" toplayıp getirmek daha güzel geliyor bana. kozalaklar göcek'te bir koydan hatıra. ben de çok seviyorum onları :) <3

      Sil
  2. Çocukların hayvan sevgisi ve doğa duyarlılığıyla yetişmeleri ne güzel :) Keşke bütün çocuklar bu duyarlılıkla yetişse. Haberi seyretmiş ve bayılmıştım. Köpek çetesi hehehe :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ilk sergileri için hayvanlar gününü düşündüm, akıllarında en çok hayvan sevgisi kalsın diye. a4'e bastım bir şeyler sonra her biri kısmetine çıkan hayvanı boyayıp bir de isim verdi falan. umarım güzel olur gerisi de. 4 ekim'de sergimiz var yani sınıfta. olsun bitsin fotoğraflarını koyarım belki buraya. :) bodrum'da olsak açılış kurdelesini de golden çetesinin lideri abiye kestirirdik yaaaa ne güzel olurdu.

      Sil
  3. Ya sen ne şekersin. Düşünüyorum da benim öğretmenim hiç bu kadar özenmemişti. Sınıfında olmak istedim be. Birinci sınıf ilk defa gözüme güzel gözüktü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayhh hayatımda ilk defa birisi bana şeker dedi :D

      benim ilkokul öğretmenim de dünyanın en lanet insanıydı. bütün öğretmenliğimi onun tam tersi olmak üzerine kurdum, iyi ki de öyle yapmışım çocuklarla aramız hep çok iyi, çok seviniyorum. :)

      gel sınıfıma gel, içerisi daha da eğlenceli :)

      Sil
  4. Ya var ya ayyyynı konuyu (şablon boyama) daha geçen gün dukujuyla konuştuk. Ben de aynı sana ayar vermeye kasan dayı gibi, şablon boyamalara burun kıvırıyor idim. (Tabi kendi içimde! Cehalet seviyemden emin olmadığım konularda sosyal medya atakları yapmam eheueh) sonra anneme artizlik yaparken cevabımı aldım :) -kendisi eski bir ilkokul öğretmenidir ve adı sevda buna nediyeceğsin?- o açıklamıştı, yazı öncesi el kasları için gerekli o olay diye!
    İkinci mevzu hakkaten bomba! Espriyi, sarkazmı, ironiyi, absürt mizahı anlamayan insan sittirsin gitsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "Cehalet seviyemden emin olmadığım konularda sosyal medya atakları yapmam" bak sende işe yaramış ama okudukların, bi durup düşünmeyi tercih etmişsin, iyi de etmişin. zaten adam sonra yazdığı şeyi silmiş utancından. ekran alıntısını bulamamıştım, meğer o yüzdenmiş :)) annenin de ellerinden, yanaklarından öpeyim. ne kadar değişik bi' tesadüf oldu o öyle. vallahi ben de seni evladım gibi seviyorum diyeyim bunun üstüne aahahahahah ay çok saçma :)))

      Sil
    2. Asdfghjk beyin yakmalı tesadüf ahaha
      ha tamam bak 5-6 yaş civarı el kası muhabbetine şablon boyama okey de, 3-4 yaş için sürekli şablon dayanmasına karşıyım yine de kreşlerde :-))

      Sil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...