14 Ocak 2017

➳ neşeli bir başlangıç için kedili açılış


merhaba dostlarım, kardeşlerim merhaba! 

bir aydır türlü kış illetiyle boğuşurken geçen haftaki üç günlük kar tatili ilaç gibi geldi. sonuncu gün bi' cesaret attım kendimi sokağa lee ve sifu'ya yamanıp. bayırdan poşetle bile kaydım bir miktar. yani yaklaşık 1 metre falan ama olsun. 

kapının önünde çocuk parkı var, mahallenin bebeleri kardan adam yapmışlar. salak sifu gitti kardan adamın burnunu yedi. gören de evde aç bırakıyoruz sanır. o ara şu alttakini çekmeyi akıl ettim. sifu'nun kardaki ilk videosu. 


video


geçen gün çocuklara biraz ünlü resimleri, ressamlarını falan anlatmak istedim. listede leonardo, van gogh ve frida vardı. resimlerden yıldızlı gece'yi çok beğendiler ama en çok frida'nın hikayesinden etkilendiler. sonra röprodüksiyonun ne demek olduğunu anlatıp internetten bulduğum boyama sayfalarını dağıttım. on beş dakika sonra falan oğlanlardan bi' tanesi "öğretmenim doğru yazmış mıyım? diyerek yanıma geldi. 


dünyayı çocuklar yönetse keşke. 

hâlâ bu hayalime ikna olmadıysanız bir de şunu dinleyin. 

birkaç hafta önce cücelerle beslenme saatindeyiz. bir tanesi elinde tertemiz peçetelere sarılmış bir şeyi getirip "öğretmenim annem size de börek yolladı" diye masama bıraktı. anneler bir şey yollayınca aman yanlış anlamasınlar deyip alıyorum. teşekkür edip yemeye başladım. sonra başka bir tanesi mandalina getirdi aynı şekilde. diğerini aldım bunu almazsam olmaz diye düşünüp onu da yedim. ikinci sırada oturan A. artık ne kurduysa kafasında, yavrum eline bir tane zeytin alıp gelmiş. 

"öğretmenim annem bunu size yolladı."

gözlerim doldu yahu böyle bir şeyler oldu o an bana. iyiliğine, sevgisine, sevdiğine bir şey yapma çabasına kurban olduğum..  işte bu yüzden dünyayı çocuklar yönetse keşke. 

ikinci dönem onlarla devam edecek miyim bilmiyorum. yerime kadrolu biri atanırsa ayrılmak zorundayım. sadece onlardan değil annelerinden ayrılmak da zor olacak. çıkışta okul kapısında yanıma koşup "hocam kurban olayım ört önünü dışarısı buz gibi" diye şalımı bağlayan annelerden ya da hayatı boyunca başına ne gelirse belki sineye çekmiş ama çocuğunun öğretmeni gitmesin diye birilerini çekiştirip milli eğitime dilekçe yazdıran annelerden bahsediyorum. sadece çocuklar ve anneleri de değil. şimdiye kadar duyduğum, gördüğüm, birlikte çalıştığım en şahane yöneticiyle ayrılacak olmak da canımı sıkıyor. okul müdürü her anlamda şahane bir kadın. hayatım boyunca hiç bu kadar sevdiğim bir yerde çalışmamıştım. neyse çok da şaapmayayım şimdi üzülüyorum çünkü biraz.  hooop değiş konu.

yapmam gereken çok şey var. evi bir bayram, bir baharmışçasına temizlemem gerek. aynısı bilgisayarda her şeyi her yere depiştirdiğim klasör ve dosyalar için de gerekli. anneme gitmem lazım, bursa'ya maykama gitmem lazım. ne zamandır söz verip de habire ekmek zorunda kaldığım arkadaşlarımla buluşmam ve bir süredir okuyamadığım blogları bi' talan etmem lazım. kpss için tekrar çalışmaya başlamam ve bir de artık şu hastalıkları tamamen atlatmanın bir yolunu bulmam lazım. neyse ki hepsi ve daha fazlası için bir hafta sonra epey vaktim olacak. 

yine amma yazmışım. 

memlekette ilgili umut ve düşüncelerimi tek karede özetleyen şu şahane işi de bırakıp kaçayım. 




öptüm. 

10 yorum :

  1. Benim torunum ilkokul birinci sınıfa gidiyor. ; Mehmet Akif kuru incirin içersine ceviz koyup, öğretmenine bunu senin için hazırladım deyip vermesi gibi. Sanki büyümüşler de küçülmüşler gibi. Ne kadar da sevimliler. Oysa Mehmet Akif sınıfın en yaramaz çocuğu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. allah bağışlasın :)

      sınıfın en yaramazı denen çocuklar genellikle öğretmenine de en düşkün çocuklar oluyorlar, aslında onlarınki bir dikkat çekme çabası. bir de ne olursa olsun yaramaz dememek lazım çocuklara. derinlikli düşününce çok yaralayıcı bir söz ama dile yapışmış işte deyim gibi.

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. ya asıl sen nasıl bir delisin? kahve içer miyiz'in senin tarafından yazıldığını daha yeni çözdüm. hatta yorum falan da yapmıştım orlara bir yerlere ama bilemedim meğer öz be öz benim dukujummuşsun yahu! ayy çok saçma ama çok güzel oldu bir yandan. :)))

      Sil
    2. sesli mesajda diyivermiştim aslında aa? yoksa dememiş miydim :O

      Sil
    3. ay yok demedin bence, dediysen de ben asla anlamamışım.

      Sil
  3. İşte bu yüzden buraları seviyorum, keşke çocuklar yönetse dünyayı evet.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de buraları ve seni seviyorum. belki ankara'ya atacağım kendimi bi' ara. mina ile seni öpmeden dönmemeye de kararlıyım. :*

      Sil
  4. Ne guzel, tam da boyle kocaman bir sevgi ile yuregimi doldurmusken, daha guzel seylerle karsilasmak.

    Nasil bir meditasyon bulduysam kafam agirlasti. Cok guzel, coook!
    Bahtlari yollari acik olsun bo insanlatin ve herkese bulastirsinlar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu yazıdan önce aslında ilk dökülenler çok iç karartıcı şeylerdi ve birden hepsini silip kediyle yeni baştan başladım yazmaya. iyi ki de öyle yapmışım. bak sana da iyi gelmiş, çok güzel yahu! iyiliğin, güzelliğin bulaşan tarafının olduğunu görmek, hem de burada görmek çok mutlu ediyor beni.

      Sil

Yorum

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...